4 Ağustos 2013 Pazar

Natural Born Killers

Hikâye anlatıyorum gözlerim kapalı.
İlk sahneden itibaren aklınıza gelen tek bir şey var. Quentin Tarantino. Acaba filmle bir alakası var mı? Durmuyor; durmadıkça da artıyor. Yönetmen Oliver Stone, ve Senaryo Quentin Tarantino ve … . Sizi bir Tarantino filmine davet etmek en büyük isteğim olsun. Ben bu isteği gerçekleştirmek amacıyla size iki adet bilet alayım. Filme girelim ve izleyelim. Çıktığımızda, siz Tarantino izlediğinizi bilecek ama geri kalanın farkında olmayacaksınız. Evet, bu Oliver Stone imzalı karmaşa “olmamışlığı” (en kibar tarif).
Kadro tamam mı, kuzeni çağarayım mı?
Filmin oyuncu kadrosu bir elin parmaklarından fazla başrol adayı içeriyor. Bu roller iyi dağılmış mı? Evet. Film boyunca süren karmaşıklıkta, üst düzey bir performans sergiliyorlar. Ve bu performansları karakter rollerindeyken veriyorlar. Yani 15 dakikalık “yardımcı” olarak tanımlanacak bir rolde buldukları halde, hikâyesi olan bir karakter oluşturuyor ama hikâye üzerine (hikâye ile) değil sonuçlarına oynuyorlar. Bu kadar oyunun arasında, kısa zamanlı performansları ve kısa sürede yapabildikleri ile dikkatimi çeken iki oyuncu Tommy Lee Jones ve Robert Downey Jr. oldu.
Ana tema ve soru, çok eskilere dayanan bir konu. Eski derken, ilk öldürme eylemine kadar. İnsan doğuştan gelen bir dürtü sonucu mu kendi varlığının parçasını öldürür? Yoksa bunun nedeni ölüm, öldürmek ve başka bir şey midir? Bu sorunun cevabı verilirken film de aynı zaman da hoşuma giden şu soru soruluyor: Öldürmek hakkında konuşmak için, birini öldürmek gerekmez mi?
Sevgi ve saygılarımla.
(“Harika ötesi” şarkılar seçilmiş film için. Soundtrack’e bakmakta fayda var.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder